Kronik Total Oklüzyon (CTO)

Uzun süredir tam tıkalı olan kalp damarları için uygulanan Kronik Total Oklüzyon (CTO) tedavisi hakkında tüm merak edilenler burada. İlaç, stent ve cerrahi seçeneklerinin karşılaştırmasını ve işlem sonrası yaşam kalitesindeki değişimi uzman bakış açısıyla derledik.

Detaylı Bilgi Alın
Detaylı Bilgi Alın

Prof. Dr. Uğur Arslan'dan detaylı bilgi almak için aşağıdaki kanalları kullanabilirsiniz.

Kronik Total Oklüzyon (CTO), kalbi besleyen koroner damarların en az üç ay (90 gün) süreyle %100 oranında tam tıkalı olması durumunu ifade eden, girişimsel kardiyolojinin en karmaşık ve ustalık gerektiren hastalık grubudur.

Standart bir damar tıkanıklığından farklı olarak, buradaki tıkanıklık ani gelişen yumuşak bir pıhtı değil; zamanla sertleşmiş, kireçlenmiş ve damar duvarıyla bütünleşmiş fibrotik bir yapıdır.

Eskiden bu tür tıkanıklıklar için tek seçenek açık kalp ameliyatı veya ilaç tedavisi iken, günümüzde gelişen özel teller ve mikrokaterler sayesinde anjiyografi laboratuvarında başarıyla açılabilmektedir.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Nedir?

CTO Nedir?

CTO, adından da anlaşılacağı üzere "kronik" (uzun süreli) ve "total" (tam) bir tıkanıklıktır. Bir tıkanıklığın CTO olarak sınıflandırılabilmesi için anjiyografide damarın tamamen kapalı görülmesi ve bu durumun en az 3 aydır devam ettiğinin bilinmesi gerekir.

Burada en çok merak edilen soru şudur: "Damar %100 tıkalıysa kalp krizi geçirmem gerekmez mi?"

CTO yavaş gelişen bir süreçtir. Ana damar yavaş yavaş tıkanırken, kalp hayatta kalmak için "Kollateral Dolaşım" adı verilen ince kılcal damarlar (doğal bypasslar) geliştirir.

Bu ince yan yollar, tıkanıklığın ötesindeki kalp dokusunu canlı tutmaya yetecek kadar kan taşır, ancak bu kan genellikle efor sırasında kalbin artan ihtiyacını karşılamaya yetmez.

Bu yüzden hasta dinlenirken rahattır ama hareket edince şikayetleri başlar.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Belirtileri

CTO hastalarında belirtiler, kollateral damarların ne kadar iyi geliştiğine göre değişir. Bazı hastalarda doğal bypasslar çok iyi çalışır ve hasta hiç şikayet hissetmez (Sessiz İskemi). Ancak hastaların büyük çoğunluğunda şu belirtiler görülür:

  • Eforla Gelen Göğüs Ağrısı (Stabil Angina): En tipik belirtidir. Yürürken, yokuş çıkarken göğüste baskı veya yanma olur; dinlenince geçer.

  • Nefes Darlığı: Damar tıkalı olduğu için kalp kası yeterince güçlü kasılamaz ve hasta çabuk yorulur, nefesi yetmez.

  • Efor Kapasitesinde Azalma: "Eskiden 5 kat çıkardım, şimdi 1 katta tıkanıyorum" cümlesi CTO hastalarından sık duyulur.

  • Çarpıntı: Kalbin oksijensiz kalması ritim bozukluklarını tetikleyebilir.

  • Halsizlik ve Yorgunluk: Kalp vücuda yeterince kan pompalayamadığı için kronik bir yorgunluk hali görülebilir.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Nedenleri

CTO'nun temel nedeni, diğer kalp damar hastalıklarında olduğu gibi ateroskleroz yani damar sertliğidir. Ancak CTO, bu sürecin en ileri ve en kronikleşmiş halidir.

Süreç adım adım şöyle işler:

  1. Plak Oluşumu: Yüksek kolesterol, sigara kullanımı veya diyabet gibi nedenlerle damar duvarında yağlı plaklar birikir.

  2. Yavaş Tıkanma: Bu plaklar yıllar içinde büyüyerek damarı yavaş yavaş daraltır.

  3. Sertleşme ve Kireçlenme: Damar %100 tıkandıktan sonra, o bölgedeki pıhtı ve plak zamanla organize olur, sertleşir ve kireçlenir (kalsifikasyon). Tıpkı kurumuş bir beton gibi sert bir yapıya dönüşür. Bu sert yapı, standart anjiyo tellerinin geçmesini zorlaştıran temel faktördür.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Kimlerde Görülür?

CTO, kalp damar hastalığı risk faktörlerini taşıyan herkesde görülebilir ancak bazı gruplarda görülme sıklığı çok daha yüksektir.

Risk grubu şunları içerir:

  • Geçmişte Kalp Krizi Geçirenler: Hasta bazen fark etmeden (sessiz) veya hafif bir kriz geçirmiş olabilir ve o damar zamanla tam tıkanıklığa dönüşebilir.

  • Diyabet (Şeker) Hastaları: Diyabet, damar yapısını en çok bozan hastalıktır. CTO hastalarının önemli bir kısmı aynı zamanda şeker hastasıdır.

  • Daha Önce By-Pass Olmuş Hastalar: By-pass ameliyatı sonrası takılan damarların (greftlerin) zamanla tıkanması veya ana damarların ilerleyen hastalıkla tamamen kapanması sık görülür.

  • Sigara İçenler: Uzun süreli sigara kullanımı damar kireçlenmesini hızlandırır.

  • İleri Yaş: Damar sertliği zamanla ilerleyen bir süreç olduğu için yaşlı hastalarda CTO görülme olasılığı daha yüksektir.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Ne Kadar Yaygındır?

Bu hastalık sanıldığından çok daha yaygındır. İstatistiklere göre; herhangi bir nedenle (göğüs ağrısı vb.) koroner anjiyografi yapılan hastaların yaklaşık %15 ile %20'sinde en az bir adet CTO (tam tıkalı damar) saptanmaktadır.

Ancak geçmişte bu damarları açmak teknik olarak çok zor olduğu ve başarı oranı düşük olduğu için, bu hastaların çoğu sadece ilaç tedavisine veya açık kalp ameliyatına yönlendiriliyordu.

Günümüzde ise gelişen teknoloji ve artan hekim tecrübesi sayesinde, bu yaygın sorunun anjiyografik yöntemle (stent ile) tedavisi giderek artmaktadır.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Teşhisi Nasıl Konur?

Bir hastanın göğüs ağrısı şikayetiyle başvurması üzerine yapılan EKG veya Efor Testi, kalbin beslenemediğini gösterir ancak damarın "ne kadar süredir" ve "nasıl" tıkalı olduğunu söyleyemez. CTO tanısı, tamamen anjiyografik görüntülere ve hasta geçmişine dayalı teknik bir tanı sürecidir.

Koroner Anjiyografi

CTO tedavisini planlamada hayati önem taşır. Klasik anjiyoda sadece damarın içini görürken, tomografide damar duvarındaki kireçlenme miktarını, tıkanıklığın uzunluğunu ve damarın sertliğini 3 boyutlu olarak görebiliriz.

Bu, operasyonun stratejisini belirleyen bir yol haritasıdır.

Multislice Bilgisayarlı Tomografi (Sanal Anjiyo)

Hekim, hastanın eski raporlarını veya geçirdiği kriz tarihlerini inceleyerek bu tıkanıklığın 3 aydan daha eski olduğunu teyit eder.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Tedavi Seçenekleri

Eskiden "açılamaz" denilen veya sadece ilaç verilip gönderilen CTO hastaları için bugün üç temel yol haritası vardır.

Karar; hastanın şikayetlerine, damar yapısına ve kalp fonksiyonlarına göre verilir.

İlaç Tedavisi (Medikal Tedavi)

Eğer hastanın şikayeti yoksa, tıkalı damarın beslediği kalp bölgesi çok küçükse veya doku canlılığını yitirmişse; riske girmeyip ilaçlarla takip etmek bir seçenektir.

Cerrahi Tedavi (By-Pass / CABG)

Eğer hastada sadece bir tane CTO damarı değil, aynı zamanda diğer damarlarda da yaygın tıkanıklıklar varsa ve hasta diyabetikse; açık kalp ameliyatı ile tüm damarların köprülenmesi daha uygun olabilir.

Perkütan Koroner Girişim (CTO Stentleme İşlemi)

Günümüzde en çok tercih edilen ve teknolojik olarak en hızlı gelişen yöntemdir. Ancak bu işlem, standart bir stent takma işleminden çok daha farklıdır:

  • Özel Donanım: Standart tellerin geçemeyeceği kadar sert (betonlaşmış) olan bu tıkanıklıklar için, ucu sertleştirilmiş özel teller ve mikrokaterler kullanılır.

  • Çift Giriş: Genellikle hem sağ hem sol kasıktan (veya bilekten) aynı anda girilir.

  • İleri Teknikler (Antegrade ve Retrograde): Bazen tıkanıklık o kadar serttir ki damarın normal yönünden (antegrade) geçilemez. Bu durumda doktorlar, kalbin arkasından dolaşan ince kılcal damarları (kollateralleri) bir tünel gibi kullanarak tıkalı damarın arkasına geçer ve işlemi tersten (retrograde) yaparak damarı açar. Bu, kardiyolojinin en üst düzey tekniklerinden biridir.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Tedavisinin Kullanım Alanları

Her tam tıkalı damar mutlaka açılmak zorunda değildir. CTO işlemi riskli ve zorlu bir süreç olduğu için, kar-zarar hesabı çok iyi yapılmalıdır. Bu tedavi genellikle şu durumlarda uygulanır:

  • İlaçlara Rağmen Geçmeyen Şikayetler: Hasta maksimum dozda ilaç kullanmasına rağmen hala göğüs ağrısı çekiyor ve nefes darlığı yaşıyorsa.

  • Canlı Doku Varlığı (Viyabilite): Tıkalı damarın beslediği kalp kası hala canlıysa. Eğer o bölge geçirilmiş bir kriz sonucu tamamen ölü dokuya (skar) dönüşmüşse, damarı açmanın hastaya bir faydası olmaz. Bu durum MR veya PET taraması ile anlaşılır.

  • Geniş Risk Alanı: Tıkalı damar kalbin büyük bir bölümünü besliyorsa ve bu durum kalp yetmezliği riskini artırıyorsa.

  • Bypass Ameliyatı İstemeyen Hastalar: Cerrahi riski yüksek olan veya ameliyat olmak istemeyen uygun hastalarda güçlü bir alternatiftir.

Kronik Total Oklüzyon (CTO) Tedavisinin Avantajları

Başarılı bir CTO işlemi, hastanın hayat kalitesinde dramatik bir iyileşme sağlar.

  • Semptomlardan Kurtulma: Hastaların %90'ından fazlasında göğüs ağrısı (angina) tamamen kaybolur veya belirgin şekilde azalır.

  • Fiziksel Kapasite Artışı: Hasta daha rahat yürür, merdiven çıkar ve günlük aktivitelerini yorulmadan yapabilir.

  • Kalp Fonksiyonlarında İyileşme: Canlı ama "uyuyan" (hiberne) kalp kasına yeniden kan gitmesi, kalbin pompalama gücünü (EF değerini) artırabilir.

  • Bypass İhtiyacının Ortadan Kalkması: Birçok hasta, bu damarın stentle açılması sayesinde açık kalp ameliyatına gerek kalmadan sağlığına kavuşur.

Sonuç

Kronik Total Oklüzyon (CTO), kalp damar hastalıkları içinde hekimler için en büyük teknik meydan okuma, hastalar için ise yaşam kalitesini en çok düşüren tablolardan biridir.

Kalbin kendi kendine oluşturduğu doğal bypasslar (kollateraller) hastayı hayatta tutsa da, genellikle aktif ve konforlu bir yaşam sürmesi için yeterli olmaz.

Geçmişte "açılamaz" denilerek kaderine terk edilen veya doğrudan açık kalp ameliyatına gönderilen bu damarlar, bugün gelişen mikrokater teknolojileri ve deneyimli ellerde %85-90'lara varan başarı oranlarıyla açılabilmektedir.

Eğer size de "damarınız %100 tıkalı, yapılacak bir şey yok" dendiyse, CTO konusunda uzmanlaşmış merkezlerden ikinci bir görüş almak, hayata yeniden, daha güçlü bir kalple tutunmanızı sağlayabilir.

Sizden Gelenler

Tedavi süreçlerini başarıyla tamamlayan hastalarımızın deneyimleri ve Medicana Samsun Kardiyoloji kliniğimiz hakkındaki görüşleri.

Sık Sorulan Sorular

Ana Koroner Arter Hastalığı hakkında en sık sorulan sorular.

Ana koroner arter tıkanıklığı ani ölüme neden olur mu?

Evet, tedavi edilmezse ciddi bir risktir. Ana koroner arter kalbin çok büyük bir bölümünü beslediği için, ani tam tıkanmalar kalbin durmasına ve ani kardiyak ölüme yol açabilir. Bu nedenle bu hastalığa "Dul Bırakan" (Widow Maker) da denilmektedir ve acil tedavi gerektirir.

Bypass ameliyatı mı yoksa stent mi daha iyidir?

Bu karar tamamen hastaya özeldir. Eğer darlık sadece ana gövdede ise ve damar yapısı uygunsa stent takılabilir. Ancak darlık damarın çatallanma noktasındaysa, hasta diyabetikse veya çok sayıda başka damar tıkanıklığı da varsa, genellikle Bypass ameliyatı (CABG) uzun vadede daha kalıcı ve güvenli bir çözüm olarak kabul edilir.

Ameliyat veya stent sonrası normal hayatıma dönebilir miyim?

Kesinlikle. Başarılı bir tedavi ve rehabilitasyon sürecinden sonra hastalar genellikle eski efor kapasitelerine kavuşurlar. İlaçlarını düzenli kullanan ve yaşam tarzına dikkat eden hastalar, spor yapabilir, çalışabilir ve aktif bir yaşam sürebilirler.

Efor testi ana koroner arter hastalığını kesin gösterir mi?

Hayır, efor testi sadece kalbin beslenme sorunu yaşadığını gösterir (iskemi). Hangi damarın tıkalı olduğunu veya darlığın % kaç olduğunu kesin olarak göstermez. Kesin tanı için mutlaka Koroner Anjiyografi yapılmalıdır.

Prof. Dr. Uğur Arslan

Kardiyoloji Uzmanı


Medicana International Samsun Hastanesi, Yenimahalle, Şht. Mesut Birinci Cd. No:85, 55080 Canik/Samsun
Pzt - Cmt: 09:00 - 18:00