Patent Foramen Ovale (PFO) Kapatılması

Patent Foramen Ovale (PFO) nedir ve neden felç riski yaratır? Genç yaşta görülen sebebi belirsiz inmelerin arkasındaki bu 'kalp deliği' hakkında bilmeniz gerekenler, belirtiler ve ameliyatsız kapatma yönteminin detayları rehberimizde.

Detaylı Bilgi Alın
Detaylı Bilgi Alın

Prof. Dr. Uğur Arslan'dan detaylı bilgi almak için aşağıdaki kanalları kullanabilirsiniz.

Patent Foramen Ovale (PFO) kapatılması; özellikle nedeni bulunamayan inme (kriptojenik inme) geçiren genç hastalarda veya şiddetli migren atakları yaşayan kişilerde, kalbin kulakçıkları arasındaki bu küçük geçiş yolunun kapatılarak pıhtı atma riskinin ortadan kaldırıldığı önemli bir girişimsel kardiyoloji işlemidir.

PFO, aslında bir "hastalık" veya üretim hatası değil, herkesin anne karnındayken sahip olduğu doğal bir yapının doğumdan sonra kapanmayıp açık kalması durumudur.

Toplumda her 4 kişiden 1'inde görülen bu durum genellikle sessizdir; ancak bacak toplardamarlarından gelen bir pıhtının bu delikten geçerek beyne ulaşması (paradoksal emboli) hayati risk oluşturabilir.

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?​

Patent Foramen Ovale (PFO), kalbin sağ ve sol kulakçığı (atriumlar) arasındaki duvarda bulunan, kapakçık tarzında tünel benzeri bir açıklıktır. "Patent" kelimesi tıpta "açık", "Foramen" ise "delik/geçit" anlamına gelir.

PFO, klasik anlamda bir "kalp deliği" (VSD veya ASD gibi) değildir. Daha çok, tek taraflı açılan bir kapı veya bir "cep" gibidir.

Kalbin sağ tarafındaki basınç arttığında (örneğin ıkınma, öksürme veya ağır kaldırma sırasında) bu kapakçık aralanır ve kirli kanın (ve varsa içindeki pıhtının) temiz kan tarafına geçmesine izin verir. Basınç düştüğünde ise kapak tekrar kapanır.

Patent Foramen Ovale’nin Anatomisi ve Görevleri

PFO'nun varlığı bir hata değil, anne karnındaki yaşamın devamı için biyolojik bir zorunluluktur.

Anne Karnındaki Görevi

Bebek anne karnındayken akciğerleri su ile doludur ve çalışmaz; oksijeni anneden kordon bağıyla alır. Temiz kan sağ kulakçığa gelir. Akciğerler çalışmadığı için kanın oraya gitmesine gerek yoktur.

İşte Foramen Ovale, kanın akciğerleri "baypas" ederek doğrudan sol kalbe ve oradan da vücuda dağılmasını sağlayan hayati bir geçittir.

Doğum Sonrası Değişim

Bebek doğup ilk nefesini aldığında akciğerler açılır. Sol kulakçıktaki basınç artar ve bu basınç farkı Foramen Ovale'nin kapağını (tıpkı bir rüzgarın kapıyı çarpması gibi) kapatır.

PFO Oluşumu (Açık Kalması)

İnsanların çoğunda (%75) bu kapakçık zamanla dokuyla kaynaşır ve tamamen "duvarlaşır". Ancak yaklaşık %25'lik kesimde kapak kapanır ama kilitlenmez.

Bunu "kilitlenmemiş, sadece örtülmüş bir kapı" gibi düşünebilirsiniz. Kapı normalde kapalı durur; ancak kişi ıkındığında, öksürdüğünde veya ağır kaldırdığında oluşan basınçla bu kapı aralanır ve kan geçişine izin verir.

İşte "açık kalması" (Patent) durumu budur.

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedenleri

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedenleri​

PFO, sonradan kazanılan, bulaşan veya yaşam tarzı hataları (sigara, beslenme vb.) sonucu oluşan bir hastalık değildir. Tamamen doğuştan gelen (konjenital) anatomik bir varyasyondur.

Bu durumun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, kalbin gelişim sürecindeki genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Anne karnında açık olan bu deliğin doğumdan sonra kapanma mekanizmasının neden bazı insanlarda çalışmadığı, tıbbın hala araştırdığı bir konudur. Özetle; PFO sizin hatanız değildir, sizinle doğan bir parçanızdır.

Patent Foramen Ovale (PFO) Belirtileri

PFO'su olan kişilerin büyük çoğunluğu (%90'ından fazlası), hayatları boyunca kalplerinde bir delik olduğunu bilmeden sağlıklı bir şekilde yaşarlar.

PFO genellikle "sessiz" seyreder. Ancak bazı özel durumlarda, pıhtı geçişine izin verirse ciddi belirtilerle ortaya çıkabilir. PFO varlığında görülebilecek durumlar şunlardır:

  • Nedeni Bilinmeyen İnme (Kriptojenik İnme): Genç yaşta (özellikle 55 yaş altı), hipertansiyon veya damar sertliği gibi klasik risk faktörleri olmayan kişilerde aniden gelişen felç durumudur. Bacak toplardamarlarında oluşan bir pıhtı, PFO'dan geçerek beyne ulaşır ve damarı tıkar.

  • Geçici İskemik Atak (GİA): İnme benzeri, geçici felç, konuşma bozukluğu veya görme kaybı ataklarıdır. Kalıcı hasar bırakmaz ama uyarıcıdır.

  • Auralı Migren: Şiddetli, ışık çakmaları veya görme bozukluklarıyla (aura) başlayan migren ağrıları ile PFO arasında güçlü bir ilişki bulunmuştur. PFO'su kapatılan hastaların migren ataklarında belirgin azalma olduğu gözlemlenmiştir.

Patent Foramen Ovale (PFO) Nasıl Teşhis Edilir?

PFO tanısı, genellikle standart bir kalp muayenesinde veya EKG'de belli olmaz. Çünkü bu delik sadece basınçla açılan bir kapı gibidir ve üfürüm sesi yapmaz. Tanı için "Kabarcık Testi" denilen özel yöntemler kullanılır.

Kullanılan temel yöntemler şunlardır:

Transözofageal Ekokardiyografi (TEE)

Halk arasında "yutulan ultrason" olarak bilinir. Endoskopiye benzer şekilde, ağızdan yemek borusuna indirilen bir prob ile kalbin arkadan incelenmesidir.

Kalp duvarlarını ve PFO'yu en net gösteren "altın standart" yöntemdir.

Kabarcık Testi (Bubble Study)

PFO'nun geçirgenliğini test etmek için yapılır.

Hastanın kol damarından, serum fizyolojik (tuzlu su) çalkalanarak oluşturulan zararsız mikro kabarcıklar verilir. Hasta ıkındırılarak (Valsalva manevrası) karın içi basıncı artırılır. Normalde bu kabarcıklar akciğerde erir.

Ancak PFO varsa, kabarcıkların sağ kulakçıktan sol kulakçığa geçtiği ekranda net bir şekilde görülür.

Transkraniyal Doppler (TCD): Kabarcık testi sırasında beyin damarlarının ultrasonla dinlenmesidir. Eğer koldan verilen kabarcıklar beyin damarlarında sinyal oluşturuyorsa, kalpte bir kaçak olduğu anlaşılır.

Patent Foramen Ovale (PFO) Ameliyatsız Nasıl Tedavi Edilir?

PFO kapatılması işlemi, günümüzde artık açık kalp ameliyatı gerektirmeyen, "Perkütan (Ameliyatsız) Yöntem" ile anjiyo laboratuvarında yapılan oldukça konforlu bir işlemdir.

İşlem süreci adım adım şöyledir:

  1. Hazırlık: İşlem genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon (uyku hali) altında yapılır; hasta tamamen bayıltılmaz. Kasık bölgesindeki toplardamara (femoral ven) iğne ile girilir.

  2. Cihazın İlerletilmesi: İnce bir kateter (plastik boru) yardımıyla kalbe kadar ulaşılır. Kateterin ucunda, PFO'yu kapatacak olan ve birbirine bağlı iki diskten oluşan "şemsiye" benzeri kapatıcı cihaz (occluder) bulunur.

  3. Yerleştirme: Cihaz, PFO tünelinin içinden geçirilir. Önce sol kulakçıkta birinci disk açılır, ardından cihaz geri çekilerek sağ kulakçıkta ikinci disk açılır. Böylece PFO kapakçığı iki disk arasında "sandviç" gibi sıkıştırılır.

  4. Bitiş: Cihazın doğru durduğu ekokardiyografi ile kontrol edildikten sonra kateter çıkarılır. İşlem ortalama 30-45 dakika sürer. Hasta genelde 1 gece hastanede kalır ve ertesi gün taburcu olur.

Not: Yerleştirilen cihaz ömür boyu orada kalır. Vücut zamanla cihazın üzerini kendi dokusuyla kaplar (endotelizasyon), böylece cihaz kalp duvarının doğal bir parçası haline gelir.

Patent Foramen Ovale’nin (PFO) Potansiyel Komplikasyonları

Patent Foramen Ovale’nin (PFO) Potansiyel Komplikasyonları​

PFO kapatma işlemi, başarı oranı çok yüksek (%98 üzeri) ve riski oldukça düşük bir girişimdir. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi nadir de olsa komplikasyon ihtimali vardır.

  • Atriyal Fibrilasyon (Ritim Bozukluğu): İşlemden sonraki ilk haftalarda, cihazın kalp dokusuna temasına bağlı olarak geçici ritim bozuklukları görülebilir (%3-5 civarı). Genellikle ilaçla kontrol altına alınır ve zamanla geçer.

  • Kanama/Hematom: Kasık giriş yerinde morarma veya şişlik olabilir, genellikle kendiliğinden iyileşir.

  • Cihaz Embolizasyonu (Kayması): Çok nadiren cihaz yerinden oynayabilir. Böyle bir durumda kateterle geri alınarak yenisi takılır.

  • Hava Embolisi: İşlem sırasında damar içine hava kaçmasıdır, alınan tedbirlerle bu risk minimize edilir.

Sonuç

Patent Foramen Ovale (PFO) Kapatılması, özellikle nedeni bulunamayan (kriptojenik) inme geçiren genç hastalarda, olası bir ikinci pıhtı atağını ve felç riskini önlemek için uygulanan güvenilir koruyucu bir tedavi türüdür.

PFO bir hastalık değil, yapısal bir kapı aralığıdır; ancak bu aralık pıhtılar için bir geçiş yolu olduğunda hayati risk taşır.

Günümüzde açık cerrahiye gerek kalmadan, sadece kasıktan girilerek 30 dakika gibi kısa bir sürede yapılan bu işlem, hastaları "acaba tekrar pıhtı atar mı?" korkusundan kurtarır.

Ayrıca migren hastalarında atak sıklığını azalttığına dair güçlü kanıtlar sunması, PFO kapatılmasının bir diğer önemli avantajıdır.

Eğer genç yaşta açıklanamayan bir inme hikayeniz veya dirençli migren şikayetiniz varsa, bu küçük deliğin kapatılması hayatınızda büyük ve sağlıklı bir sayfa açabilir.

Sizden Gelenler

Tedavi süreçlerini başarıyla tamamlayan hastalarımızın deneyimleri ve Medicana Samsun Kardiyoloji kliniğimiz hakkındaki görüşleri.

Sık Sorulan Sorular

Patent Foramen Ovale (PFO) hakkında en sık sorulan sorular.

PFO kapatıldıktan sonra spor yapabilir miyim?

Evet. İşlemden sonraki ilk 1 ay, cihazın dokuyla kaynaşması için ağır kaldırma ve ıkınma gerektiren (body building, ağır fitness vb.) sporlardan kaçınılması önerilir. Ancak 1. ayın sonunda yapılan kontrolde her şey yolundaysa, profesyonel sporcular dahil herkes normal spor hayatına tamamen dönebilir.

Cihazı kalbimde hisseder miyim?

Hayır. Takılan cihaz çok hafiftir ve kalbin içindedir. Kalp atışınızda bir değişiklik, batma veya ağırlık hissi yaratmaz. Vücut dışından dokunulduğunda hissedilmez.

İşlemden sonra kan sulandırıcı kullanacak mıyım?

Evet, ancak genellikle kısa bir süre için. Cihazın üzerine vücudun kendi dokusunun (endotel) kaplanması yaklaşık 6 ay sürer. Bu süre zarfında pıhtı oluşumunu önlemek için doktorunuz kan sulandırıcı ilaçlar (genellikle aspirin ve klopidogrel) verir. 6 ayın sonunda yapılan kontrolde sorun yoksa ilaçlar genellikle kesilir veya sadece düşük doz aspirinle devam edilir.

MR (Emar) çektirebilir miyim?

Evet. Günümüzde kullanılan PFO kapatma cihazları Titanyum veya Nitinol alaşımlı olduğu için manyetik alandan etkilenmez. Ancak işlemden sonra size verilecek olan "PFO Kartı"nı MR teknisyenine göstermeniz her zaman önerilir. Güvenle MR çektirebilirsiniz.

PFO kapatılınca migrenim kesin geçer mi?

Kesin geçer demek tıbben doğru olmaz ancak "büyük oranda rahatlar" diyebiliriz. Çalışmalar, PFO'su kapatılan auralı migren hastalarının yaklaşık %70-80'inde atakların tamamen kesildiğini veya şiddetinin/sıklığının belirgin şekilde azaldığını göstermektedir.

Prof. Dr. Uğur Arslan

Kardiyoloji Uzmanı


Medicana International Samsun Hastanesi, Yenimahalle, Şht. Mesut Birinci Cd. No:85, 55080 Canik/Samsun
Pzt - Cmt: 09:00 - 18:00